OKUL YOLLARINDA KÜRT GERÇEĞİ-2

İSYAN ÖZGÜR

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ KÜRT HALKI VE ÇOCUKLARI İÇİN DÜŞMAN KURUMLARDIR.

Eğitim adı altında hiçbir şeyin öğretilmediği zaten ortadır. Kürdistan şehirlerinde uyuşturucu ve çeteleşmenin yayılmasıyla eğitim ve öğrencilik denen durum arasında çok yakın bağlantı vardır. Sözde okul kapılarında polisler güvenlik için beklemektedir. Halkımızı katledenler güvenliğimizi alacaklar ve çocuklarımı koruyacaklardır. Zaten Türk devletinin yaptığı tüm uygulamaları tersten okumak halkımız için daha hayırlıdır. Koruma diyorsa saldıracaktır, eğitim diyorsa asimile ederek köleleştirecektir, sağlık ve hastahane diyorsa tedavi etmeden bırakacaktır, mahkeme ve adalet diyorsa yargılayarak hapse atacaktır kısacası Kürdistan da sömürgeciliğin altın kuralına uymayan hiçbir şeyin yaşamasına izin vermemiştir vermeyecektir.

Çok süsleyerek eğitim ve okul dedikleri yerler de dayakla anılan öğretmenler, Afrin’deki soykırım için kutlamalar, Kürt katliam günleri olan 23 nisan gibi günlerde marşlar ve askeriyeyle iç içe törenler yapılmaktadır. YİBO denilen yerlerde Kürt çocuklarının nazi toplama kamplarıdır. Dünyanın söylememesi bilmediğinden değildir. Dünyanın en fazla toplama kampları T.C rejiminin Kürdistan’da bulunan okullarıdır. Milyonlarca çocuk ve genci buralarda en aşağılık uygulamalarla yüz yüze olduğu zaten bilinen ama söylenilmeyen en yalın gerçektir. Hitler’in akıl ve pratik hocaları olan Türk faşistleri bugün Kürdistan’da toplama kamplarını daha fazla modernleştirerek yürütüyorlar. Eğer ki düşman gençleri bu şekilde bu alanlarda topluyorsa bu bir araya gelerek onu vurmak içinde bir fırsata dönüştürülebilir. En nihayetinde sınıf ve okul arkadaşlığında duygu ve düşünceleri ortak olanlar arasında sıkı bir arkadaşlık olur. Tüm Kürt gençleri bulundukları her okul ve sınıfta bir araya gelerek onurlu bir yaşamın gereği olan intikam hamlemize katılmayı, onlara her türlü zülmü reva gören, onlarca arkadaşlarını katleden, işkence altında zındanlarda tutanlardan hesap sormalıdır. Kendi içinden binlerce kahraman çıkaran dünyanın hayranlıkla izlediği taş atan küçük çocuklar denilen halkımızın umudu ve geleceği olan çocuklar, dirilişin ve direnişin sembolü olan Kürt gençleri intikam zamanı gelmiştir. Kürdistan şehirlerinde dikilen işkence yerleri olan emniyet binaları ve hapishanelerle okulların hiçbir farkları yoktur. Asimilasyon ve eritme adına okullar daha fazla işlev görmekte düşmanın değerli kurumları olmaktadır. T.C’nin okullları ve faşist öğretmenlerin ev ve arabalarını yakılarak intikam gününün geldiği gösterilmelidir.

Başta anne babalar artık bu gerçeği idrak etmeli ve ona göre yaklaşmalıdır. YİBO adıyla kışladan hiçbir farkı olmayan köle Kürt yaratma merkezleri TC rejiminin gözbebekleridirler. Kürdistan’a gelen öğretmenler ne kadar iyi gözükmeye çalışsalar da sömürgeciliğin ve soykırımın bir numaralı temsilcileridir. Kürdistan da insanları asit kuyularına atan kontralardan tek farkları kravatlı, takım elbiseli düşmanlar olmalarıdır. Suçları bu anlamıyla daha ağırdır. Bir halkın dilini – kültürünü bitirmek herhalde dünyanın en ahlaksız ve vicdansız işidir. TC rejiminin en faşist kesimi de insanlık, din ve vicdan adına en büyük günahı işleyen ve hesap sorulması gerekenler de öğretmenler olmaktadır. Çünkü öğrettikleri talan, tecavüz, kölelik, ajanlık ve işbirlikçiliktir. Kendi mesleğine ve insanlığına ihanet temelinde yürüttükleri bu katliam ve kültür soykırımının karşısında durmak en devrimci tutumdur.

Onları bırakın iyi karşılamayı dünyanın neresinde olursa olsun bunu için gelenin yüzüne tükürülür ,başı taşla yarılır, evi ve arabası yakılır daha da ısrar ederse canından olur. Çünkü bir halkı onursuzlaştırmaya Allah’ın verdiği dilini yasaklamaya ve çocuklarını köleleştirmeye gelmişlerdir.

Zimane me Kurdî ye; dîrok, çand, welat û şerefa me heye. Heta ku mamosteyên Tirkan û dibistanên wan hebin, -ji ber ku wê rastiyê înkar dikin- dijmin in. Li hember wan dem dema cengê, dem dema agirê tolhildanê birina nav dibistanên wan e.