Ateşin Çocukları İnisiyatifi nasıl kuruldu ve bugüne kadar yaptıkları

Gazeteci; Öncellikle 2021 yıllında ateşin çocukları inisiyatifi ciddi anlamda her alanda bir çok defa ismi zikredildi. Buna dayalı  bir çok araştırmalarımızda oldu çabalarımızda oldu sizinle  iletişime geçmek için, sonunda sizinle iletişime geçebildik. Bu konuda röportaj talebimizi kabul ettiğiniz için öncelikle size teşekkür ediyoruz. Böyle bir  süreç içerisinde bize güvendiğiniz için.İlk soruyu şöyle başlatmak istiyorum. Aslında daha öncede açıklamalarınızda röportajlarınızda belirtmiştiniz. Ama yine yinede detayla vurgulamak istiyoruz. Çünkü daha çok inisiyatif bir çok alanda tartışılıyor. Ateşin Çocukları kimdir, ne yapmak istiyor, hedefi nedir? 

Ateşin Çocukları İnisiyatifi; Şimdi biz bazı açıklamalarımızda aslında söylüyoruz. Özetleyeyim tekrar. Osmanlı Döneminde Kürt’ler Özerk olarak yaşıyorlardı. Dil ve kültürleriyle yaşama  şans ve fırsatları vardı. Osmanlının yıkılışı ardından 1.Dünya savaşı ile birlikte 1919’da Ulusal kurtuluş mücadelesi yürütüldü. Kürt’ler ve türklerin ortak mücadelesi ile bu savaş verildi. Bu şu anlama geliyordu Kürt’ler kendi ülkelerinde özgür yaşıyacaklardı. Kendi meclisleri olacaktı savunma güçleri olacaktı kendi dil ve kültürleriyle yaşıyacaklardı. Türklerde kendi ülkelerinde o bu temelde yaşayacaklardı. Ortak bir mücadele yürütüldü. Kürdistan’dan mebus seçilen milletvekilleri Kürdistan mebusu diye çağrılırdı 4 yıl yürütülen bu savaşta Kürt’ler özgür yaşasınlar diye bu savaşa girdiler. Fakat sonra bu yok sayıldı sanki türkler özgür yaşasın kendi vatanlarında yaşasın diye Kürt’ler kendi canlarını feda ettiler. Aslında bu konuda  yanlış bir tarihi okuma var. Hem 1919 ile 22 arasında yürütülen Ulusal Kurtuluş Savaşı hem de 1701 de verilen savaşta ortak savaşta Kürtler ve Türk ittifakı üzerine kurulmuştur.Şimdi bu konuda yanlış bir tarihi okuma var. Kürt’ler kendi varlıklarını Türk varlığına armağan etsinler diye bu savaş verilmedi. Kendilerini türk varlığına armağan etsinler diye bu savaş verilmedi. Ya da Kürt’lük Kürt’lüğü ret etsin diye bu savaş verilmedi, inkar etsinler diye bu savaş verilmedi. Bu konuda türkler yanılıyorlar. Türk toplumu çok fazla yanılıyor. O yüzden diyorlar tek millet, tek vatan, tek devlet. Niye öyle diyorlar? Çünkü biliyorlar ortak bir mücadele yürütülmüş ama bunu inkar ediyorlar. Okullarda varlığım türk varlığına armağan olsun diye zorla Kürt çocuklarına andımız okutuldu. Bu temelde o süreçten beri yürüyen bir savaş vardır. İnkar ve asimilasyon politikaları vardır. Şimdi bu çeşitli dönemlerde buna karşı çeşitli mücadeleler yürütüldü savaş verildi. Bizde aslında belli dönemlerde sömürgecilerin çarkında erimiş, bir dönem asimile olmuş, bir dönem özgürlük bilincinin vatan-ülke farkına çok varamamış bu konuda çeşitli yanılgılar yaşayan bir süreçten geçtik. Cizre ile birlikte tüm çıplaklığıyla düşman gerçekliğinin ulus ve vatan gerçekliği özgürlüğünün  farkına varmış Kürt gençleri, kadınları, erkekleri , yaşlıları olarak böylece yine böyle bir inşatta işçiler olarak fabrika işçileri inşaat işçileri, üniversite  öğrencileri, kardeşi cezaevinde olan yada cezaevinden yeni çıkan yada bazılarının akrabası gerilla olan  insanlar olarak toplandık. Ve bu temeldede çok yönlü analizler yapıldı. Düşman tahlil ve tanımlamaları yapıldı. İnsan psikolojisi, toplum psikolojisi tahlil ve tanımlamaları yapıldı. O temelde de 21. yy yöntemlerini bir çok açıdan araştırarak bu inisiyatifi bu temelde başlattık. Önce konuşan sonra yapan değil yapan ve planlayan konuşan ve yapan bir çok işi bir arada yapan. O temelde de sonrasında bir çok konuyu bilmiyorduk. Sonra da  bir site olabilir dedik bilen arkadaşlarımız vardı bir site kurdular. Nihayetinde böyle 2019 25 Ağustos ile birlikte ilan ettiğimiz ve bugüne kadar kesintisiz eylem çizgisini izlediğimiz yakmalarla düşmana zarar verdiğimiz bir süreç geliştirdik. Bu temelde amaç ve hedefimiz şudur türk sömürgeciliğini Kürdistan’dan çıkartmaktır.

Gazeteci; Şey olarak bahsettiniz. Tarihsel sürecide ele aldınız. Özellikle 1701’e vurgu yaptınız, 1919 vurgu yaptınız, özellikle şunu belirtebilir miyiz acaba? Cumhuriyetin kurulmasıyla beraber aslında Türk devleti kendi zihniyetiyle beraber Kürt’lere tamamıyla ihanet ederek Kürt’leri Türkiye coğrafyasında Kürt’lerin bulunduğu Kürdistan coğrafyasında tamamıyla ortadan kaldırarak tek millet vurgusunu yaptınız. Bu tarihsel ihanete dayanarak ve Cizre’yi örnek gösterdiniz. En büyük kininiz ve öfkeniz bundan mı kaynaklanıyor?

Ateşin Çocukları İnisiyatifi;Elbette yani Cizre bizim tüm geçekliğiyle bizi kim olduğumuza dönük arayışa sevk etti. Bu konuda tarih araştırmalarımız oldu. Biz kimiz, neyiz, nerden geldik, niye böyle olduk, birlikteliğimiz nerden geldi? Bu temelde derin bir arayışa girdik. Ve farkına vararak böyle bir süreç başlattık. Şunu söyleyeyim 1200’lerden sonra  Moğalistanı bir araya getiren Cengizhan Orta Doğu’yu nasıl kan gölü haline getirdiğini öğrenmiş olduk. Abbasilerin bile sonunu getirdi. Orta Doğu’yu kan gölüne çevirdi yine aslında Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte oluşturulmuş olan yapay bir Türklük tüm etnik unsurların hepsini adeta biçer gibi ot biçer gibi çarkında eritip paramparça etti. Şimdi bir çok ulus yok edildi, dil yok edildi, kültür yok edildi. Çeşitli dönemlerde bu soykırıma karşı mücadeleler yürütüldü. Bizde yeni dönem mücadele tarzı olarak böyle bir yola başvurduk.

Gazeteci; İkinci soruyu sormak istiyorum. 2021 yıllında Ateşin Çocukları İnisiyatifi köşe yazılarında kimi türk basınlarında, kimi yurtsever Kürt basınlarında ciddi anlamında tartışıldı. Özellikle T.C devletinin  sözcüleri tarafından da çok zaman dile getirildi. 2021 yıllı nasıl bir süreçti? Ve sizin için nasıl geçti, nasıl değerlendirebilirsiniz? 

Ateşin Çocukları İnisiyatifi; 2021 yıllı kendi özelinde önemle üzerinde durulması gereken bir yıldı. Türk devleti 2014’te çöktürme Sri Lanka modeli olan çöktürme planını devreye koydu. O temelde yüzbinlerce Kürt vatanlarından göç ettirilecekti, şehirler dümdüz edilecekti, insanlar öldürülecekti yeni bir yüzyılla ise Kürt olmadan, Kürt hakkı tanınmadan, Kürt Ulusu kabul edilmeden, öz olarak Kürt’ler ulus bir kültür olarak ana vatanları olmayacak, bir daha olmayacak bir biçimde yok edilecekti. Bu temelde bir plana gidildi. 2021 yılı bunu tümden başarıya götürmek istiyorlardı. Bu temelde de Türkiye metropollerinde başta olmak üzere çok yoğun bir güvenlik sistemi geliştirildi. Yani Çanakkale, Bursa, Edirne, Manisa, İstanbul gibi yerlerde bile en işlek yerlerde saatte 2-3 süre bekletilerek geçiliyordu. Adeta Kürt’ler nerde varsa orayı zindana dönüştürme yarışı vardı. Yine çok yönlü tutuklanmalar gelişti. Yine dört parça Kürdistan’a dönük katliamlar gerçekleşti. Dağlarımıza dönük çok yoğun saldırılar gelişti. Yine Kürt gençlerine, kadınlarına, erkeklerine dönük Ulusal mücadeleden kopartma bilinçleri ruhları, duyguları üzerine oynama var. Olmayan bir varlık yaratma arayışı temelinde direk saldırı gerçekleşti. Psikolojik saldırı vardı, kültürel saldırı vardı, siyasi saldırı vardı, politik saldırı vardı. Böyle komple çok çeşitli yöntemlerle bir saldırı gerçekleşti ve bu temelde 2021 yılı Kürdün olmadığı bir 2023 yılına bir giriş yapılacaktı, ölen Kürt olacaktı, plan buydu. Biz Ateşin Çocukları İnisiyatifi olarak buna karşı çöktürme hamlesini ilan ettik. Bu temelde de her yerde intikam almaya, bu sürecin önünü almaya düşmanı kendi şehirlerinde çöktürmeye dönük bir süreç başlattık.